Telefon Hemen Ara
Türkçe İngilizce Arabic
Türkçe İngilizce Arabic

Meme Hastalıkları

Meme Hastalıkları

 

Meme hastalıkları kadınların en çok karşılaştığı ve hekime gelmelerine neden olan problemlerdir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki meme hastalıkları Genel Cerrahi uzmanının branşını ilgilendirir. Bazen “meme” terimi yerine “göğüs” kelimesi kullanıldığında yanlışlıkla göğüs hastalıkları uzmanına gidilebiliyor. En çok karşılaştığımız meme hastalıkları Fibrokistik hastalık, Fibroadenom, Mastit ve Meme kanserleridir.

Fibrokistik Hastalık Nedir?

Fibrokistik hastalık meme içerisindeki süt kanaları ve bezlerinin genişlemesi sonucu memede çok sayıda kistlerin olmasıdır. Yaklaşık her üç kadından birinde vardır. Genellikle 20-40 yaşlarındaki genç kadınlarda görülür. Kansere dönme ihtimali neredeyse yoktur. Fibrokistik hastalıkta en sık belirti ağrıdır. Bu ağrı özellikle adet kanaması öncesinde belirgindir. Ayrıca elle hissedilen sertlik, şişlik ve bazen meme başından akıntı da olabilir.

Tedavisi için çoğu zaman müdehaleye gerek yoktur. 6 ay arayla Ultrasonografi ile takip edilmesi yeterli olabilir. Ancak büyük kistler varsa enjektör ile içleri boşaltılabilir. Eğer bu da yeterli olmuyorsa kistin tamamı cerrahi işlemle çıkarılabilir.

Fibroadenom Nedir?

Fibroadenom memede süt bezlerinden kaynaklanan bezelerdir. Çok sık karşılaştığımız bu durum her sekiz kadından birinde vardır. Gençlerde daha çok görülür. En sık görüldüğü yaşlar 15-30 arasıdır. Genellikle tektirler ama bazen birden fazla da olabilirler. En sık belirtisi ise hastanın eliyle hissettiği kitle, sertliktir. Çoğu zaman ağrısızdır. Kansere dönme riski çok az da olsa vardır.

Tedavisinde büyüklüğü ve kitlenin şekli önemlidir. Ultrasonografi eşliğinde kitleden biyopsi alınır ve bunun fibroadenom olduğu teyit edilir. Sonrasında 2 cm’den küçük ve tek olanlar Ultrasonografi kontrolleriyle takip edilebilir. Zamanla büyüme gösterirse, şekil değişikliği olursa, hastada kozmetik olarak kötü görüntü oluşturursa cerrahi olarak çıkarılması uygun olur.

Mastit Nedir?

Mastit meme enfeksiyonudur. Memenin içerisindeki anne sütü mikropların üremesi ve çoğalması için çok uygun bir ortamdır, bu nedenle mastit en sık emziren annelerde görülür. Genellikle ağrı, ateş, memede kızarıklık gibi bulgular görülür.

Tedavisinde en önemli olan emzirmenin kesinlikle devam edilmesidir. Hatta emzirirken önce mastit olan memeden başlanmalıdır ki meme içerisinde hiç süt kalmasın. Eğer yeteri kadar memeden süt boşalmıyorsa pompa kullanılabilir. Bunun yanında antibiyotik tedavisi de gereklidir. Çoğu zaman hızlıca iyileşir ancak bazen meme apsesine de dönüşebilir. Böyle durumlarda cerrahi müdehale ile apsenin boşaltılması şarttır.

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri kadınlarda en çok görülen kanserdir. Her sekiz kadından birinde vardır. Erkeklerde de görülebilir ancak çok nadirdir. Bu kadar yaygın olmasına rağmen günümüzde erken tanı ve tedaviler nedeniyle ölüm oranları azalmaktadır. Meme kanseri en çok 40-50 li yaşlarda görülmekteyken günümüzde 20’li 30’lu yaşlarda da sıkça görülmektedir. Meme kanserinde erken tanı çok önemlidir. Erken teşhis edilen meme kanseri vakalalarında cerrahi ve onkolojik tedavilerin kombinasyonuyla çok iyi sonuçlar alınıyor. Erken teşhis için öncelikle kişinin evde kendi yaptığı elle meme muayenesi, sonrasında da hekim tarafından yapılan muayene, mamografi ve ultrasonografi çok önemlidir.

Kadınlar kendi elle muayenelerine 20 yaşından sonra başlamalıdır. Bunu yaparken ay adet kanaması bittikten sonra, menopozda olanlar ise ayın belirledikleri aynı tarihte yapılıyorlar. Sizi bu yüzden tedavi edebilir memede kitle, memede büyüme, meme cildinde çekinti veya ödem, meme başı çekintisi, koltuk altı sertlik ve beze, meme başından akıntı, meme cildinde kızarıklık ya Bunların hiç biri yok ise 20-40 yaş arası kadınlar 2 yıllık bir, 40 yaşındaki kadınlar da on yıl bir hekime kontrole gitmeliler. 40 yaşından sonra ondan mamografi çektirmeleri lazım. 40 yaşın yapılmasında de ultrasonografi ile meme kontrolleri yapılır.

Meme kanseri için en önemli risk faktörü aile öyküsüdür. Ailesinde birinci derece akrabalarında (anne, kız kardeş, anneanne, teyze) meme kanseri olanlar mutlaka hekim kontrolünde olduğular. Bu şeyi genetik kodlayın de öyle. BRCA-1 ve BRCA-2 genetik kullanıcıları kişide meme kanseri gelişmeip gelişmeyeceği hakkında bilgi verir. Bu testci pozitif çıkacak kişi kişide meme kanseri çıkma durumunda çok yüksektir ve bu hastalara memenin içini boşaltarak yerine protez konusunu ve uzaklığı meme kanseri olmaktan kurtulacakları “profilaktik mastektomi” önerildi.

Bunun üzerine meme kanseriinde yaş da çok yakından. Yaş ilerledikçe meme kanseri olma riski artar. Fazla 40'lı 50'li yaşlardan sonra risk en yüksektir. Bir kadın hayatı boyunca östrojen hormonuna ne kadar çok maruz kalmışsa, meme kanseri riski de o kadar artar. Bu da; ilk adetini küçük yaşta gören, menopoza geç yaşta giren, hormon tedavisi kullananlar, hiç doğum yapmamış olan ve hiç emzirmemiş annelerde bulunur. Ayrıca obezite ve alkol tüketimi de meme kanseri riskini arttırır.

Radyolojik yöntemlerden Mamografi, Ultrasonografi ve MR kullanılır. Bu tetkiklerde kanser şüphesi olan bir kitle görülürse buradan kalın iğne biyopsisi (Tru-cut biyopsi) yapılarak kesin teşhis konur. Halk arasında yanlış bilindiği gibi iğne biyopsisi yapıldığında ya da kanserli dokuya işlem yapılabilirken yayılan çoğalmaz!

Meme kanseri tanısı özelliğini kullanır ameliyatları için de farklı seçenekler vardır. Bunlar memenin tamamının yapılması, memeden sadece tümörlü olması durumunda kaldırılıyor, memenin yerinde bırakılması, tümörlü doku alındıktan sonra kalan boşluğa kozmetik amaçlı protez (slikon) yerleştirilmesi gibi olabilir. Burada tercih tercihi, cerrahın deneyimi, tümörün yeri, büyüklüğü ve çeşidi de. Çok disiplinli bir anlayış politikası. Cerrah ile Onkolog olabilirseniz, daha iyi sonuçlar elde edilebilir.