Telefon Hemen Ara
Türkçe İngilizce Arabic
Türkçe İngilizce Arabic

Anal Bölge Hastalıkları

Anal Bölge Hastalıkları

 

Anal bölge hastalıklarının belirtileri bir birine çok benzerler. Anal fissür, Hemoroid (basur), Anal Fistül, Siğiller, bazı deri hastalıklarının belirtileri çok karışır. Buradaki makatlardaki rahatsızlığı olan bir fizik muayenelerinin yapılması ve doğru teşhis konusunu çok açık, burada istediğinizler çok farklıdır!

Anal Fissür

Anal fissür, hastalarımızda makat çatlağı ya da yırdığı olarak isimlendirilen hastalıktır. Bu hastalıkta anüste (makatta), bir açılma, ayrışma anında gelir. Böylece derinin temizliği sinir ve kan damarlarının olduğu doku açığa çıkar. Hastalıkları makatta ağrı, yanma, kanama, kaşıntı gibi şikayetlerinin neden de budur. Koruyucu cilt tabakasının olmayışıdır. En önemli sebepleri kabızlıktır. Hastaların iyileşmesi ilaçlarla ve kabızlığın giderilmesiyle iyileşir. İlaç tedavilerinden fayda görmeyen hastalara ameliyat öneriliyor.

Anal fissürün en önemli nedeni kabızlıktır. Kuru ve sert kıvamlı dışkılama sırasında zorlanmaya bağlı makatta yırtılma olur. Bazen dışkılama alışkanlıklarında düzensizlik, şiddetli ishal gibi durumlarda da tahrişe bağlı anal fissür oluşabilir. Bunların yanında anal bölgenin travmaya maruz kalması da anal fissüre neden olabilir. Bu travmalar doğum sırasında, makattan lavman yapılması ya da anal yolla cinsel ilişki sırasında olabilir. Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıklarının da belirtisi olabilir.

En çok karşılaşılan şikayet makatta ağrıdır. Bu ağrıyı hastalar “sanki bıçakla kesiliyor” ya da “iğne batıyor” şeklinde tarif ederler. Dışkılama yapılırken ve sonrasında ağrı daha da şiddetlenir. Bu da hastaları dışkılamaktan alıkoyar ve dışkılama alışkanlıklarını bozar. Diğer bir şikayet de kanamadır. Dışkılama sonrasında tuvalet kağıdında kan görme en sık gördüğümüz yakınmadır. Makatta kaşıntı da hastaları çok rahatsız eder. Bazen makat kenarında ele gelen şişlik de olabilir. Hatta hastalarımız hemoroidi olduğunu düşünerek muayeneye gelirler ama aslında kronikleşmiş makat çatlağı vardır.

Anal fissürde tanısını koymakta en önemli yöntem muayenedir. Makat muayenesi sırasında derideki yırtığı görmek teşhisi koydurur. Ancak altta yatan Crohn, iltihabi bağırsak hastalığı gibi başka bir hastalıktan şüphelenilirse bağırsakların kolonoskopi ile incelenmesi de önerilir.

Hemoroid (Basur)

Makat (anüs) bölgesindeki kan damarlarının genişlemesi, şişmesiyle oluşan hastalığa Hemoroid (Basur) adı verilir. Anüs etrafında elle hissedilebilen şişlikler olabilir. Hemoroid hastalığına halk arasında “basur” ya da “mayasır” da denmektedir. Hemoroid (Basur) hastalığının anüsteki yerleşimine göre iki şekli vardır. İç ve dış hemoroidler olarak adlandırılırlar. İç hemoroidler makatın içinde bulunanlardır ve bu hemoroidlerin üzerini bağırsak mukozası örter. Dış hemoroidler ise makatın dışında olur ve üzeri cilt ile örtülüdür.

Hemoroid gelişimindeki en önemli etken karın içi basıncın artmasıdır. Karın içi basınç arttığında makat bölgesindeki toplardamarlardan kan akımı azalır ve kan bu bölgede göllenir. Bu da hemoroidal damarlarda genişlemeye neden olur. Ayakta fazla kalmak, kabızlık, ıkınmak, ağır yük kaldırmak karın içi basıncı arttırır ve Hemoroid (Basur) gelişimine neden olur. Keza hamilelik de hemoroid oluşumuna neden olur. Bazen bağırsaktaki bir kitlenin yaptığı baskıya bağlı da hemoroid gelişebilir. Diğer bir etken de acı ve baharatlı yiyeceklerle beslenmektir. Lifli gıdalardan yoksun beslenmek, bağırsak alışkanlıklarında düzensizlik de hemoroitlere neden olabilir.

Hemoroidlerin en çok görülen belirtisi kanamadır. Hastaların çoğu dışkılama sonrası olan kanamadan şikayet eder. Bu kanama dışkılama sonrasında damla damla da olabilir, tuvalet kağıdına bulaşık şeklinde de olabilir. Bunun yanı sıra makatta ele gelen şişlik de hemoroid bulgusudur. Bazen iç hemoroidlerde bu şişlikler dışkılama sırasında belirginleşirken istirahat sonrasında kaybolurlar. Diğer bir belirtisi de ağrıdır. Otururken ya da dışkılama sırasında ağrı olur. Bazen de kaşıntı ile farkedilebilir.

Anal Fistül

Anal fistül makat kenarındaki deri ile kalın bağırsak arasında doğal olmayan bir kanal oluşmasıdır. Diğer bir tabirle tünel oluşmasıdır. Anal fistülün makat kenarında bir dış açıklığı ve bağırsakta da bir iç açıklığı vardır.

Anal fistülün oluşmasındaki en önemli etken anal abselerdir. Makat bölgesinde oluşan enfeksiyon ilerleyip abseye dönüşür. Bu abse içte bağırsak dışta cilde açılabilir ve fistüle yani tünelleşmeye yol açar. Bunların yanında anal bölgenin travmaya maruz kalması da anal fistüle neden olabilir. Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıklarının da belirtisi olabilir.

En çok karşılaşılan şikayet makatta kenarından iltihabi akıntıdır. Bunun yanında makat kenarında ağrı, şişlik, kızarıklık da görülebilir. Anal fistülün dış ağzı makat kenarında çoğu zaman görülebilir.

Anal bölgenin hastalıklarının belirtileri bir birine çok benzerler. Anal fistül, fissür (makat çatlağı), Hemoroid (basur), Siğiller, bazı deri hastalıklarının belirtileri birbirine çok karışır. Bu nedenle makat bölgesinde rahatsızlığı olan hastaların fizik muayenelerinin yapılması ve doğru teşhisin konulması çok önemlidir, çünkü tedavileri çok farklıdır!

Kıl Dönmesi

Kıl dönmesi yani diğer adıyla Pilonidal sinüs, genellikle kuyruk sokumunda olan şişkinlik, ağrı ve akıntıyla seyreden bir hastalıktır. Kıl dönmesi vücutta kılların olduğu her yerde olabilir.

Kıl dönmesinin nedenleri konusunda farklı birkaç teori vardır. Doğuştan olduğunu düşünenler olduğu gibi sırttan dökülen kılların kuyruk sokumunda kıl köklerine batmasıyla olduğuna inanlar ya da çok oturmaya bağlı kılların çıkamayıp içe doğru kıvrılıp büyüdüğünü düşünenler de vardır.

Kıl dönmesinin en sık görülen belirtileri ağrı, şişlik, kızarıklık ve iltihabi akıntıdır. Ağrı hareketle ve oturunca daha fazla olmaktadır. Bazen kıl dönmesi abse halini alır ve cerahat dışarı akamaz, bu durumlarda ağrı çok şiddetli olur ve cerrahi müdehale ile absenin boşaltılması gerekir. Bazen de kuyruk sokumunda kıl dönmesinin cilde açıldığı delik görülür. Bu tarz hastalarda ağrı çok azdır.

Kıl dönmesi tanısını koymakta en önemli yöntem muayenedir. Muayene sırasında kuyruk sokumunda kıl dönmesinin cilde açıldığı deliği görmek, kıl dönmesinin oluşturduğu keseyi hissetmek tanıyı koydurur. Genellikle ek görüntüleme yöntemine ya da laboratuvar testine ihtiyaç olmaz.

Kıl dönmesinin tedavisi cerrahidir. Cerrahi yöntem ile kıl dönmesinin oluşturduğu kesenin alınması temel prensiptir. Çok erken vakalarda antibiyotik tedavisi de uygulanmaktadır. Son yıllarda lazer tedavilerinden de başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ancak çoğu zaman hastalık ilerledikten sonra şikayetler başlayıp hastalık fark edildiğinden cerrahi müdehale kaçınılmaz oluyor.